Kanser Nasıl Bir Hastalıktır? Kanserin Tedavisi Var mı?

Güncelleme tarihi: 14 Mar

Kanser, insan vüdundaki bazı hücrelerin, vücudun kontrolü dışında aşırı çoğalmasıyla oluşan hastalıktır. Aslında hücrelerin çoğu çoğalma yeteneğine sahiptir. Ancak çoğalma hızı o dokunun ihtiyacına göre değişir. Yeni oluşan hücrelerin yapısında kusur olursa savunma hücreleri hemen o hücreyi yok eder. Böylece istenmeyen hücreler imha olur. Fakat bazen istenmeyen hücreler savunma sisteminden kaçar ve çok hızlı büyür. Eğer büyümesi engellenemezse tümör, bulunduğu organın işlevini yapmasını engeller. Kötü huylu tümörler dediğimiz, kendi çevresine veya diğer organlara yayılma potansiyeline sahip bu istenmeyen hücrelerin ortaya çıkardığı hastalıktır kanser.


Her organın kanseri o organa özgü farklı özelliklere sahiptir. Hatta aynı organdaki kanserler de birbirinden çok farklı olabilir. Bu duruma neden olan şey kanserli hücrelerin genetik yapısının birbirinden farklı olmasıdır. Kanser hücreleri genetik yapılarına göre, vücudun metabolizmasını bozan salgılar üretir. Bu salgılar metabolizmanın dengesini bozar. Ayrıca kanser hücrelerinin normal dokuları istila eder. Yakın çevredeki dokuları istila edebileceği gibi, kan veya lenfatik yolları kullanarak uzak organları da istila edebilir.


Kanser hakkında genel bilgiler bu yönde olsa da her kanser hastalığı birbirinden farklıdır. Bunun detaylarına girmeden önce örnek verecek olursak... Çok basit bir tedaviyle tamamen temizlenen kanser hastalıkları olduğu gibi, çok güçlü tedavilere rağmen hiç yanıt vermeyen ve kısa sürede tüm vücudu işgal eden kanser hastalıkları da mevcuttur.


Kanser, başına gelmeyen kişilerin pek bilmediği bir hastalıktır. Bu nedenle toplumda çeşitli klişe cümleler kullanılmaktadır. “Kanserin tedavisi yoktur.”, Kanserin tedavisi var ama büyük şirketler saklıyor.”...


Kanseri tek bir hastalık olarak düşünmemek gerekir. Her organın kanserini ayrı olarak değerlendirmeliyiz. Günümüzde kanser tedavisinde uygulanan yöntemler, ameliyat, radyoterapi (ışın) ve kemoterapidir. Bu tedavi yöntemlerinin biri veya birkaçı birlikte uygulanarak tamamen tedavi edilen veya tamamen olmasa da büyük ölçüde fayda sağlanan hastalıklar vardır. Son yıllarda ameliyat tekniklerindeki gelişmeler zorlu tümörlerin başarıyla çıkarılmasını artırmıştır. Büyük teknolojilerin, robotların kullanılarak üretildiği radyoterapi cihazları tümörü anbean takip edip tümörü ışınla yok ederek hastayı tedavi eden bir yöntemdir. Kemoterapi ise kan da dolaşarak tümörün sistemik yayılmasını engellemeye yarayan ve tümör hücrelerini yok eden ilaç tedavileridir.


Kanserin tedavisindeki başarıyı artıran en önemli faktörlerden biri hastalığın evresidir. Erken evre hastalıkların tedavi sonuçları daha başarılır. Örneğin erken evre meme kanseri, erken evre prostat kanseri gibi hastalıkların tedavi başarısı çok yüksektir. Bu hastalar için kanser, ömrün sonuna kadar düzenli kontrollerle takip edilen kronik bir hastalıktır. Bu demek değil ki ileri evre kanserin tedavisi yoktur. Aslında tedavinin başarı oranı nispeten daha düşük olsa da yine kanserin tipine göre değişmektedir.


İleri evre kanser tedavisinde kullanılan sistemik tedavilerde yeni bir çağ başladığını söyleyebiliriz. Artık kanser, adını sadece bulunduğu organdan almıyor, taşıdığı genetik yapıdan da alıyor. Örneğin akciğer kanserinde tümör hücrelerinin genleri ve hücrelerin taşıdığı proteinler saptanarak, direkt bu hatalı genlere ve tümör proteinlerine saldıran ilaçlar üretilmeye başlandı. Hastalıklar da taşıdığı genlere göre adlandırılmaya başladı. Bu tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesiyle ilerleyen yıllarda daha başarılı ilaçlar üretmek mümkün. Şu anda dünyada kullanılan ilaçların çoğu ülkemizde ücretsiz olarak uygulanmakta.


Boyun kanserleri, rahim ağzı kanserleri gibi radyoterapiye duyarlı tümörler de radyoterapi sonrası yok olabiliyor. Ülkemizde birçok devlet ve özel sektör hastanelerinde bu yüksek teknolojik radyoterapi cihazları mevcuttur.

Bir de ne tedavi verirsek verelim hastalığı yenemediğimiz kanser tipleri var. Bu kanserler, doğaları gereği ileri evre olarak karşımıza çıkıyor. Kısa süre içinde insan hayatı için olmazsa olmaz yapılara saldırabiliyor.


Aslında sizin de bildiğiniz birçok hastalığın (hipertansiyon, diyabet (şeker), epilepsi, astım, koah...) tek seferde tamamen tedavisi pek mümkün değildir. Bu hastalıklar kronik hastalıklardır. Yani ömür boyu dikkat etmeniz gereken şeyler vardır, belli aralıklarla doktora görünmeniz gerekir. Hayatınız boyunca sizinle birlikte yaşarlar. Kanseri de kronik hastalıklara benzetebiliriz.


Kanserden korunmanın çeşitli yolları vardır. Bunların başında insan bünyesine zararlı etkenlerden kaçınmak gelir. Ancak günümüz dünyasında kanserojen maddelerle karşılaşmamak oldukça zor. Ayrıca siz çok iyi korunsanız bile genetik olarak kansere yakalanma ihtimaliniz olabilir. Bu nedenle yapılabilecek en iyi şey şikayetiniz olduğunda bir doktora görünmek. Klasik olacak ama erken tanı gerçekten hayat kurtarır.

66 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör