Kanser Hastalarında Beslenmenin Önemi

Güncelleme tarihi: 11 Haz

Beslenmenin önemi gün geçtikçe daha çok artıyor ve toplumsal farkındalık da buna paralel olarak daha çok yayılıyor. Tabii ki beslenme her birey için önemlidir, fakat beslenme şekli her birey için özelleştirilmelidir. Bunun için genelde diyetisyenler veya fonksiyonel tıp uzmanları yardımcı olur. Ancak hastalıklarda durum çok farklıdır ve kulaktan dolma bilgiler ile veya donanımı yetersiz kişilerin (maddi çıkar sağlamak isteyen popüler veya popüler olmak isteyen bazı kişiler) önerileri hastalarda ciddi problemlere yol açabilir.


Çeşitli hastalıklar için çeşitli diyetler ve beslenme takviyesi önerileri mevcut ve kesinlikle takip eden doktorun/diyetisyenin önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır. Bildiğiniz gibi instagram vb. sosyal paylaşım platformlarında ulaşılan bilgilerin güvenilirliği ve kanıt düzeyi oldukça düşüktür.


Kanser hastaları bu popülasyon içindeki en hassas grup olması nedeniyle ayrı bir önem taşır. Çünkü bu hastalığa yakalananlar tedavi olma umuduyla her türlü yöntemi uygulamaya müsait bir psikolojiye sahip olur. Çevresindeki herkes farklı bir tavsiye verir. Bizim halkımız zaten her şeyin en iyisini bildiği için, “acaba yanlış bilgilendirir miyim?” kaygısı taşımadan yanlış yönlendirmelerde bulunmayı severler. Kanser hastalarının da denize düşen yılana sarılır misali çeşitli takviye gıdalar veya diyetlere başvurmaları oldukça doğaldır.


Gelelim kanser hastalarında beslenme için en çok sorulan sorulara ve en önemli noktalara. Yapılan bilimsel çalışmalardan yola çıkarak hazırladığım bilgileri size özetlemeden önce, kendisi araştırmak isteyenler için Türk Onkoloji Dergisi’nin içinde ‘kanser hastalarında kilo kaybının nedenleri’ni anlattığımız makaleyi de bulunduran özel sayısını buraya bırakıyorum. Meraklı olanlar Türkçe olarak yayınlanan bu makaleleri okuyabilir.


Kanser hastalarının %30-80’inde kilo kaybı ortaya çıkar ve kanser hastalarının yaklaşık %20’si kilo kaybı nedeniyle hayatını kaybeder. Bunun birçok nedeni var, en önemli iki nedeninden biri kanser hücrelerinin ve ona karşı oluşan bağışıklık hücrelerinin salgıladığı maddeler sonucu vücutta yıkım tepkimelerinin yapım tepkimelerin önüne geçmesi, diğeri ise hastalığın sindirim sisteminde fiziksel kısıtlılık oluşturmasıdır. Bu nedenlerden ötürü kilo kaybı hiç istemediğimiz bir durumdur ve hastaların kalori kısıtlamasına gitmesini genellikle önermeyiz. Obez hastalarda bile yağ kütlesi azalmadan kas kütlesi azaldığı için kilo kaybının hastalığı kötüleştirdiği gösterilmiştir.


Bunları neden anlatıyorum? “Kanser şeker ile büyüyormuş şeker yemeyelim” söylentileri çoğaldığı için. Laboratuvar ortamında kanser hücresine şeker verince kanser büyüyormuş o yüzden şeker kanseri büyütürmüş. Kanser hücresi oksijenle de büyüyor, nefes de almayalım o zaman! Anlattıklarımdan şekeri önerdiğim anlaşılmasın sakın. Tabii ki glikoz intoleransı ve insülin direnci de ciddi sağlık sorunlarıdır ve dikkat edilmedir fakat kanser hastalarının, hastayı takip eden doktoru dışında kimseden tavsiye almaması, her bilgiyi doktoruna danışarak uygulaması önemlidir. Bu hastalar kalori açığı olmadan, gerektiği kadar protein, karbonhidrat, lif, yağ tüketmelidir.


Bir diğer konu ise supplement yani takviye gıdalar. Ben de birçok takviye gıda kullanıyorum, curcumin, quercetin, d vitamini, omega-3 vb. Bu gıdalarının çoğu bitkisel ürünler, hepsinin birçok faydası mevcut, tıpkı bitkilerin de faydaları olduğu gibi. Ama insanlar sihirli değnek arıyor, özellikle tedavisi mümkün olmayan kronik hastalığa sahip olanlar. Bir ürün kullanayım süper olsun, depresyondan korusun, bağışıklığımı güçlendirsin, hastalıklardan korusun, iyi etsin. Kanser hastaları gibi hassas olanlar da “kanseri iyileştiren formül” yazılı takviye gıdalara rastladığı zaman aradığı sihirli değneğin o olduğuna inanabilir.


Tüm takviye gıdaları bir yazıda anlatmak mümkün değil ancak birini örnek vererek onun üzerinden anlatmak istiyorum. Bunun için kurkumini seçtim çünkü neredeyse tüm sosyal paylaşım platformunda kansere iyi geldiği anlatılıyor. Kurkuminin vücuda birçok faydası olduğunu açıkça söyleyebilirim. Bağırsakta bariyeri güçlendirir mikrobiotayı düzenler, vücutta inflamasyonu baskılar vb. çeşitli faydaları bulunmuş. Ancak kanser ile ilgili çalışmaları henüz netlik kazanmadı. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda kanser hücresinin büyümesini durdurabildiği gösterilse de, insanlarda kullanımının işe yaradığını gösteren bilimsel kanıtlar henüz yetersiz. Bizim için önemli olan hastaya verdiğimizde iyileştiriyor mu ya da hastalığa yakalanmayı engelliyor mu? Şimdiki bilgilerle umut vadeden bir madde olduğunu söyleyebiliriz ama işe yarar demeyi, kullanın demeyi insanlara umut satmak ve cebindeki paraya göz dikmek olarak yorumluyorum. Örneğin D vitamini eksikliğine hem kanser hastalarında hem de normal bireylerde dikkat edilmesi gerektiğini rahatlıkla söyleyebilirim, çünkü d vitamini eksik olanlarla d vitamini normal olanları karşılaştıran birçok klinik çalışma mevcut ve sonuçta eksikliği olanların takviye almasını öneriyoruz. Bu nedenle D vitamini eksikliğinden kaçının. Diğer, adını ilk defa duyduğunuz ya da hekim/diyetisyen dışı mesleklerden duyduğunuz ürünleri kullanmadan önce doktorunuza/diyetisyeninize danışmanız sağlığınız açısından çok önemli, özellikle kanser hastaları için.


Takviye edici gıdalarla ilgili hem kanser hastalarında hem de sağlıklı bireylerde hangi maddeler ne işe yarar, kime faydalıdır, kimler kullanmaktan kaçınmalı? Bu konularda yazılar yazmaya devam etmemi isterseniz yazımı beğenerek / yorum yaparak / veya iletişim kısmından ulaşarak iletirseniz sevinirim, zira çok sayıda takviye gıda var ve hepsinin çeşitli özellikleri mevcut. Her besinin ihtiyaç olduğu kadar alınması genellikle her hekimin önerisidir, suyun bile fazlası zarar. Mümkün olduğu kadar doğal ve dengeli beslenmeniz beden ve ruh sağlığınıza iyi gelecektir. Sağlıcakla kalın.

55 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör